<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[cengizkocak.org forum - Bilgisayar Dünyasındaki Gelişmeler]]></title>
		<link>https://www.cengizkocak.org/mybb/</link>
		<description><![CDATA[cengizkocak.org forum - https://www.cengizkocak.org/mybb]]></description>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 12:27:36 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Nerede o eski sonuçlar: Google'ın arama motoru ölüyor mu?]]></title>
			<link>https://www.cengizkocak.org/mybb/showthread.php?tid=6</link>
			<pubDate>Sun, 11 Jan 2026 09:32:56 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.cengizkocak.org/mybb/member.php?action=profile&uid=1">cengiz</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.cengizkocak.org/mybb/showthread.php?tid=6</guid>
			<description><![CDATA[Google aramalarından şikayet edenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Reklamları aşıp asıl sonuçlara gelemeyenler, gelse de aradığını bulamayanlar… İnternet dünyasını yakından takip edenler Google’ın arama motorunun eskisi gibi olmadığını söylüyor. Peki eski Google’a ne oldu, bundan sonra bizi ne bekliyor? <br />
<br />
<img src="https://www.diken.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/20220624.google-oluyor-mu.jpg" loading="lazy"  width="740" height="400" alt="[Resim: 20220624.google-oluyor-mu.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Geçtiğimiz günlerde The Atlantic dergisinde Google arama sonuçlarının neden eskisi gibi olmadığını irdeleyen bir <a href="https://www.theatlantic.com/ideas/archive/2022/06/google-search-algorithm-internet/661325/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">yazı</a> yayımlandı. Charlie Warzel imzalı yazıda, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘son zamanlarda, arama sonuçlarının ilk sayfasında çıkan yanıtlar arasında kayboluyormuş hissi yaşayanların sayısı artışta olduğundan söz ediliyor’</span> ve özetle şöyle deniyor:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Arama sonuçlarındaki en az ilk beş yanıt, içinde anahtar kelimelerin geçtiği ancak aradığınızın tam yanıtı olmayan sayfalara yönlendiriyor. Gerçek yanıtı buluncaya kadar, birkaç sayfaya boşu boşuna giriyorsunuz. Bu da son zamanlarda Google’ın en önemli ürününün bozulduğu iddialarını gündeme getiriyor. Öyle ki, Twitter ve Reddit’te </span>‘Google ölüyor’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> başlığıyla ilgili arama yaptığınızda şikayetlerin 2010’a kadar geri gittiğini görüyoruz.”</span><br />
Peki Google gerçekten ölüyor mu? Charlie Warzel’ın araştırmasından çıkan tabloyu anlamak isteyenler için, yazıyı sadeleştirip özetleyerek sunuyoruz:<br />
‘Arama sonuçları beş para etmiyor’<br />
Şubatta, Google’ın arama motorunun gerilemesi konusunda bir blog yazan Dmitri Brereton adlı mühendis,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> ‘arama sonuçlarının neden peş para etmediğine’</span> dair önde gelen teorileri bir araya topladı. Bu teoriler büyük ilgi gördü, Twitter’da defalarca paylaşıldı.<br />
Brereton’a göre, akıllı arama yapanlar, yorumlara veya tariflere ulaşmak için, pencerelerde açılan (pop-up) reklamlarla ve SEO çöplüğü paragraflarla dolu uzun gönderilerde gezinmek yerine, gerçek kişilerin referanslarının yer aldığı mesajlara ulaşmak için aramaların sonuna <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘reddit’</span> kelimesini ekliyor. Bu aynı zamanda ufak çaplı bir protesto eylemi de…<br />
Google’ın arama motoru basın sorumlusu Danny Sullivan’dan, Brereton’un iddialarından birini yalanlayan bir PR yanıtı geldi. Bir dizi tweet atan Sullivan, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Yazıda tırnak işaretlerinin tam eşleşme vermediğini söylediniz. Oysa veriyorlar”</span> diye yazdı.<br />
Google’ın eski rakipleri<br />
1997’de kullanıma sunulan Google arama motorunun, insanların interneti kullanma tarzında ne derecede büyük bir değişim yarattığını söylemek abartı olmaz. Yine de ilk dönemde şimdikinden çok daha fazla arama motoru rekabeti vardı, Yahoo, Altavisto ve Lycos popüler çevrim içi mecralardı. <br />
Ancak Google’ın <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘PageRank’</span> sıralama algoritması, şampiyonu belirledi. Algoritma, belirli bir web sitesine yönlendiren bağlantıların sayısını, kalitesini sayıyor ve endeksliyordu. PageRank, basit bir anahtar kelime eşleşmesi kullanmak yerine, yüksek kaliteli başka web sitelerinin bağlantı verdiği siteleri en iyi sonuçlar olarak belirliyordu. Algoritma işe yaramıştı.<br />
1990’ların sonlarındaki Google adeta sihirli bir mecraydı: Aradığınız şeyi yazdığınızda, bulduğunuz sonuçlar sadece konuyla alakalı olmakla kalmıyordu, aynı zamanda sezgisel duygusu veriyordu. Makine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘anlıyordu.’</span><br />
Reklam için ince mavi fonu hatırlayanlar el kaldırsın<br />
Çoğumuzun Google’ın değiştiğini bilmek için tarih dersine ihtiyacı yok; zaten hissediliyor. Akıllı telefonunuzda bir ürün aramaya çalıştığınızda, eskiden tek bir <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘sponsorlu bağlantı’</span> içeren ince mavi fon yerine, artık ücretli ürün karuselleri, çoklu bağlantı reklamları, algoritmaların oluşturduğu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘İnsanlar bunu da soruyor’</span> kutusu, bir tane daha ücretli karusel, sponsorlu bir <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘satın alma rehberi’</span> ve bulunduğunuz yerin yakınında ürün satan mağazaları gösteren bir Haritalar grafiğiyle dolup taşan, çok kaydırmalı bir işlemler tablosu görüyorsunuz.<br />
Google’ın arama motoru algoritmalarıyla ilgili bir araştırmaya çıkmak, kişiyi Marie Haynes gibi SEO uzmanlarının dünyasına götürüyor. Haynes, Google’ın algoritmalarını 2008’den beri saplantı halinde inceleyen bir danışman. İşinin bir kısmı, Google mühendislerinin tüm küçük değişikliklerini ve arama motoru ekibinin herkese açık blogunu takip etmek.<br />
Google’ın sürekli güncellenen algoritmalarının <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘inceliklerini’</span> sezebilen şirketler, herkesin peşinde olduğu sayfa konumlarıyla ödüllendiriliyor. Sıralamada yukarıda olmak, daha fazla ilgi ve teorik olarak daha fazla para anlamına geliyor.<br />
‘Google’ı steril hale getirdi’<br />
Google’ın arama sonuçlarının beş yıl öncesine kıyasla daha steril duygusu vermesinin nedeni Haynes’in teorisine göre, Google’ın özellikle önemli konularda yanlış bilgi ve düşük kaliteli içeriği engellemeye çalışmasının sonucu. Şirket, 2017’de, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘uzmanlık, otorite ve güvenilirlik’</span> anlamına gelen EAT adlı bir arama girişimi konusunda kamuoyuna açıklamalar yapmaya başladı. İçeriğin özgünlüğünü belirlemesini sağlayacak kalite değerlendirici kılavuzlar yayımladı.  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Kriptoyu ele alalım”</span> diyor Haynes. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Çok fazla sahtekarlık yapılan bir alan olduğu için, bir site internet ağında büyük bir görünürlüğe sahip olmadığı ve Google tarafından uzman kabul edilmediği sürece, bu siteleri sıralamaya sokmak zor.”</span><br />
Ancak bu da şu anlama geliyor; Google’ın hassas olduğunu düşündüğü alanlardaki arama sonuçları muhtemelen yerleşik kaynaklardan geliyor. Tıbbi sorguların, kişisel referanslar yerine WebMD veya Mayo Clinic sayfalarını gösterme olasılığı çok daha yüksek. Haynes, bu durumun özellikle homeopati veya alternatif tıp ilaçları arayanlar için zorluk yaratığını söylüyor.<br />
Yapay zeka henüz öğrenme aşamasında<br />
Ayrıca yapay zeka kullanımının artması da Google’da değişikliklere neden oldu. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Yapay zeka, yalnızca arayan kişinin ne yazdığını değil, onun neye ulaşmaya çalıştığını da anlamaya çalışır”</span> diyen Haynes, bunun da sıralanan arama sonuçlarının türünü değiştireceğine dikkat çekiyor. Yani Google, sorguyu taramaya, ondan bir anlam çıkarmaya ve bu anlamla eşleştiğini düşündüğü sayfaları göstermeye çalışıyor. Bir parça tuhaf bir bilimkurgu gibi görünen bu geçiş, arayan kişilerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“En iyi sonucu elde edemedim”</span> hissi yaratabilir. <br />
Kısacası bu işin uzmanlarına ve araştırıcılarına göre Google ölmüyor, ancak yapay zeka aracılığıyla ya da zararlı bilgileri ayıklayarak geliştikçe, kendi inşa ettiğimiz internette denge ve uzlaşma için çok az yer bulunduğunu görüyoruz. Bu da belki, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’insan’</span> olduğumuz için Google’ın eski haline özlem şeklinde ortaya çıkıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Google aramalarından şikayet edenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Reklamları aşıp asıl sonuçlara gelemeyenler, gelse de aradığını bulamayanlar… İnternet dünyasını yakından takip edenler Google’ın arama motorunun eskisi gibi olmadığını söylüyor. Peki eski Google’a ne oldu, bundan sonra bizi ne bekliyor? <br />
<br />
<img src="https://www.diken.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/20220624.google-oluyor-mu.jpg" loading="lazy"  width="740" height="400" alt="[Resim: 20220624.google-oluyor-mu.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Geçtiğimiz günlerde The Atlantic dergisinde Google arama sonuçlarının neden eskisi gibi olmadığını irdeleyen bir <a href="https://www.theatlantic.com/ideas/archive/2022/06/google-search-algorithm-internet/661325/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">yazı</a> yayımlandı. Charlie Warzel imzalı yazıda, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘son zamanlarda, arama sonuçlarının ilk sayfasında çıkan yanıtlar arasında kayboluyormuş hissi yaşayanların sayısı artışta olduğundan söz ediliyor’</span> ve özetle şöyle deniyor:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Arama sonuçlarındaki en az ilk beş yanıt, içinde anahtar kelimelerin geçtiği ancak aradığınızın tam yanıtı olmayan sayfalara yönlendiriyor. Gerçek yanıtı buluncaya kadar, birkaç sayfaya boşu boşuna giriyorsunuz. Bu da son zamanlarda Google’ın en önemli ürününün bozulduğu iddialarını gündeme getiriyor. Öyle ki, Twitter ve Reddit’te </span>‘Google ölüyor’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> başlığıyla ilgili arama yaptığınızda şikayetlerin 2010’a kadar geri gittiğini görüyoruz.”</span><br />
Peki Google gerçekten ölüyor mu? Charlie Warzel’ın araştırmasından çıkan tabloyu anlamak isteyenler için, yazıyı sadeleştirip özetleyerek sunuyoruz:<br />
‘Arama sonuçları beş para etmiyor’<br />
Şubatta, Google’ın arama motorunun gerilemesi konusunda bir blog yazan Dmitri Brereton adlı mühendis,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> ‘arama sonuçlarının neden peş para etmediğine’</span> dair önde gelen teorileri bir araya topladı. Bu teoriler büyük ilgi gördü, Twitter’da defalarca paylaşıldı.<br />
Brereton’a göre, akıllı arama yapanlar, yorumlara veya tariflere ulaşmak için, pencerelerde açılan (pop-up) reklamlarla ve SEO çöplüğü paragraflarla dolu uzun gönderilerde gezinmek yerine, gerçek kişilerin referanslarının yer aldığı mesajlara ulaşmak için aramaların sonuna <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘reddit’</span> kelimesini ekliyor. Bu aynı zamanda ufak çaplı bir protesto eylemi de…<br />
Google’ın arama motoru basın sorumlusu Danny Sullivan’dan, Brereton’un iddialarından birini yalanlayan bir PR yanıtı geldi. Bir dizi tweet atan Sullivan, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Yazıda tırnak işaretlerinin tam eşleşme vermediğini söylediniz. Oysa veriyorlar”</span> diye yazdı.<br />
Google’ın eski rakipleri<br />
1997’de kullanıma sunulan Google arama motorunun, insanların interneti kullanma tarzında ne derecede büyük bir değişim yarattığını söylemek abartı olmaz. Yine de ilk dönemde şimdikinden çok daha fazla arama motoru rekabeti vardı, Yahoo, Altavisto ve Lycos popüler çevrim içi mecralardı. <br />
Ancak Google’ın <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘PageRank’</span> sıralama algoritması, şampiyonu belirledi. Algoritma, belirli bir web sitesine yönlendiren bağlantıların sayısını, kalitesini sayıyor ve endeksliyordu. PageRank, basit bir anahtar kelime eşleşmesi kullanmak yerine, yüksek kaliteli başka web sitelerinin bağlantı verdiği siteleri en iyi sonuçlar olarak belirliyordu. Algoritma işe yaramıştı.<br />
1990’ların sonlarındaki Google adeta sihirli bir mecraydı: Aradığınız şeyi yazdığınızda, bulduğunuz sonuçlar sadece konuyla alakalı olmakla kalmıyordu, aynı zamanda sezgisel duygusu veriyordu. Makine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘anlıyordu.’</span><br />
Reklam için ince mavi fonu hatırlayanlar el kaldırsın<br />
Çoğumuzun Google’ın değiştiğini bilmek için tarih dersine ihtiyacı yok; zaten hissediliyor. Akıllı telefonunuzda bir ürün aramaya çalıştığınızda, eskiden tek bir <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘sponsorlu bağlantı’</span> içeren ince mavi fon yerine, artık ücretli ürün karuselleri, çoklu bağlantı reklamları, algoritmaların oluşturduğu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘İnsanlar bunu da soruyor’</span> kutusu, bir tane daha ücretli karusel, sponsorlu bir <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘satın alma rehberi’</span> ve bulunduğunuz yerin yakınında ürün satan mağazaları gösteren bir Haritalar grafiğiyle dolup taşan, çok kaydırmalı bir işlemler tablosu görüyorsunuz.<br />
Google’ın arama motoru algoritmalarıyla ilgili bir araştırmaya çıkmak, kişiyi Marie Haynes gibi SEO uzmanlarının dünyasına götürüyor. Haynes, Google’ın algoritmalarını 2008’den beri saplantı halinde inceleyen bir danışman. İşinin bir kısmı, Google mühendislerinin tüm küçük değişikliklerini ve arama motoru ekibinin herkese açık blogunu takip etmek.<br />
Google’ın sürekli güncellenen algoritmalarının <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘inceliklerini’</span> sezebilen şirketler, herkesin peşinde olduğu sayfa konumlarıyla ödüllendiriliyor. Sıralamada yukarıda olmak, daha fazla ilgi ve teorik olarak daha fazla para anlamına geliyor.<br />
‘Google’ı steril hale getirdi’<br />
Google’ın arama sonuçlarının beş yıl öncesine kıyasla daha steril duygusu vermesinin nedeni Haynes’in teorisine göre, Google’ın özellikle önemli konularda yanlış bilgi ve düşük kaliteli içeriği engellemeye çalışmasının sonucu. Şirket, 2017’de, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">‘uzmanlık, otorite ve güvenilirlik’</span> anlamına gelen EAT adlı bir arama girişimi konusunda kamuoyuna açıklamalar yapmaya başladı. İçeriğin özgünlüğünü belirlemesini sağlayacak kalite değerlendirici kılavuzlar yayımladı.  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Kriptoyu ele alalım”</span> diyor Haynes. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Çok fazla sahtekarlık yapılan bir alan olduğu için, bir site internet ağında büyük bir görünürlüğe sahip olmadığı ve Google tarafından uzman kabul edilmediği sürece, bu siteleri sıralamaya sokmak zor.”</span><br />
Ancak bu da şu anlama geliyor; Google’ın hassas olduğunu düşündüğü alanlardaki arama sonuçları muhtemelen yerleşik kaynaklardan geliyor. Tıbbi sorguların, kişisel referanslar yerine WebMD veya Mayo Clinic sayfalarını gösterme olasılığı çok daha yüksek. Haynes, bu durumun özellikle homeopati veya alternatif tıp ilaçları arayanlar için zorluk yaratığını söylüyor.<br />
Yapay zeka henüz öğrenme aşamasında<br />
Ayrıca yapay zeka kullanımının artması da Google’da değişikliklere neden oldu. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Yapay zeka, yalnızca arayan kişinin ne yazdığını değil, onun neye ulaşmaya çalıştığını da anlamaya çalışır”</span> diyen Haynes, bunun da sıralanan arama sonuçlarının türünü değiştireceğine dikkat çekiyor. Yani Google, sorguyu taramaya, ondan bir anlam çıkarmaya ve bu anlamla eşleştiğini düşündüğü sayfaları göstermeye çalışıyor. Bir parça tuhaf bir bilimkurgu gibi görünen bu geçiş, arayan kişilerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“En iyi sonucu elde edemedim”</span> hissi yaratabilir. <br />
Kısacası bu işin uzmanlarına ve araştırıcılarına göre Google ölmüyor, ancak yapay zeka aracılığıyla ya da zararlı bilgileri ayıklayarak geliştikçe, kendi inşa ettiğimiz internette denge ve uzlaşma için çok az yer bulunduğunu görüyoruz. Bu da belki, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’insan’</span> olduğumuz için Google’ın eski haline özlem şeklinde ortaya çıkıyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Lenovo Windows 11' e rakip sanal zekalı işletim sistemi üzerinde çalışıyor]]></title>
			<link>https://www.cengizkocak.org/mybb/showthread.php?tid=3</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2025 07:44:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.cengizkocak.org/mybb/member.php?action=profile&uid=1">cengiz</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.cengizkocak.org/mybb/showthread.php?tid=3</guid>
			<description><![CDATA[Lenovo'nun bir yapay zeka işletim sistemi üzerinde çalıştığı söyleniyor. Bu, Huawei'nin HarmonyOS'unun Android ile rekabet ettiği gibi Windows 11'e rakip olabilir mi?<br />
<br />
Lenovo'nun, Windows 11 ile rekabet edebilecek bir Yapay Zeka (AI) işletim sistemi geliştirdiği bildiriliyor . Lenovo Group'un başkan yardımcısı ve Çin başkanı Liu Jun, CES 2024'te yapay zeka işini tam olarak tanıtma stratejisinin bir parçası olarak bu yıl bir AI işletim sistemi yayınlamayı planladığını ima etti.[/url]<br />
Bu hamle, şirketin geçen yıl duyurduğu tam yığın zeka stratejisinin ardından geldi ve Lenovo'yu sektörde tam yığın zeka düzenini tamamlayan ilk yapay zeka çözümü ve hizmet sağlayıcısı konumuna getirdi.<br />
<br />
Liu Jun, Lenovo'nun yeni AI işletim sisteminin, AI PC'ler ve kişisel temsilcilere odaklanarak çoklu terminal ürünleri etrafında inşa edileceğini ve ayrıntılara girmeyeceğini söyledi.<br />
<br />
Şirket, bu yılın ilk yarısında bir dizi yapay zeka bilgisayarı piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Bu cihazların, çok modlu doğal dil etkileşimi yeteneklerine sahip olduğu, niyet anlayışını büyük ölçüde geliştirdiği ve kullanıcı ihtiyaçlarını daha iyi anladığı söyleniyor.<br />
Şirket ayrıca, herkese yapay zeka sağlamak ve "gizlilik ve güvenliği vurgulamak" için tasarlandığını söylediği yapay zeka gömülü akıllı terminaller de üretiyor.<br />
Lenovo'nun AI işletim sistemi, AI PC ekosisteminin inşasını desteklemeyi ve AI donanımlarının yeni bir geliştirme aşamasına girmesine yardımcı olmayı amaçlıyor; ancak bunun tam olarak nasıl olacağı henüz bilinmiyor.<br />
Şirketin iddialı planları, teknoloji şirketlerinin Çin ve ötesinde kendi işletim sistemlerini geliştirme veya geliştirmeyi düşünme eğiliminin bir parçası. Lenovo'nun yapay zeka işletim sistemi başarılı olursa, Huawei'nin HarmonyOS'unun Google'ın Android'ini hedeflediği gibi, Microsoft Windows ile rekabet edebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Lenovo'nun bir yapay zeka işletim sistemi üzerinde çalıştığı söyleniyor. Bu, Huawei'nin HarmonyOS'unun Android ile rekabet ettiği gibi Windows 11'e rakip olabilir mi?<br />
<br />
Lenovo'nun, Windows 11 ile rekabet edebilecek bir Yapay Zeka (AI) işletim sistemi geliştirdiği bildiriliyor . Lenovo Group'un başkan yardımcısı ve Çin başkanı Liu Jun, CES 2024'te yapay zeka işini tam olarak tanıtma stratejisinin bir parçası olarak bu yıl bir AI işletim sistemi yayınlamayı planladığını ima etti.[/url]<br />
Bu hamle, şirketin geçen yıl duyurduğu tam yığın zeka stratejisinin ardından geldi ve Lenovo'yu sektörde tam yığın zeka düzenini tamamlayan ilk yapay zeka çözümü ve hizmet sağlayıcısı konumuna getirdi.<br />
<br />
Liu Jun, Lenovo'nun yeni AI işletim sisteminin, AI PC'ler ve kişisel temsilcilere odaklanarak çoklu terminal ürünleri etrafında inşa edileceğini ve ayrıntılara girmeyeceğini söyledi.<br />
<br />
Şirket, bu yılın ilk yarısında bir dizi yapay zeka bilgisayarı piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Bu cihazların, çok modlu doğal dil etkileşimi yeteneklerine sahip olduğu, niyet anlayışını büyük ölçüde geliştirdiği ve kullanıcı ihtiyaçlarını daha iyi anladığı söyleniyor.<br />
Şirket ayrıca, herkese yapay zeka sağlamak ve "gizlilik ve güvenliği vurgulamak" için tasarlandığını söylediği yapay zeka gömülü akıllı terminaller de üretiyor.<br />
Lenovo'nun AI işletim sistemi, AI PC ekosisteminin inşasını desteklemeyi ve AI donanımlarının yeni bir geliştirme aşamasına girmesine yardımcı olmayı amaçlıyor; ancak bunun tam olarak nasıl olacağı henüz bilinmiyor.<br />
Şirketin iddialı planları, teknoloji şirketlerinin Çin ve ötesinde kendi işletim sistemlerini geliştirme veya geliştirmeyi düşünme eğiliminin bir parçası. Lenovo'nun yapay zeka işletim sistemi başarılı olursa, Huawei'nin HarmonyOS'unun Google'ın Android'ini hedeflediği gibi, Microsoft Windows ile rekabet edebilir.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>